Özel Arama

Cumartesi, Eylül 15, 2007 · Kategori: Yazılarım

Hala patinaj mı çekiyorsunuz?

 

Ürününüzü satamıyor veya hedeflediğiniz karlılık rakamlarına ulaşamıyor musunuz?

 

‘’ Acaba kişisel anlamda nerede hata yapıyorum ‘’ diyerek bilgeliğin koridorlarında gezip Ferrari’ lerini satanların yolunda giderek ve hatta kuantumun sınırlarını zorlayarak kendi kendinizi ve hatta etrafınızı sorguladığınız günlerde misiniz?

 

Patinaj, Ferrari ve Kuantum derken aman yanlış anlaşılmasın hayatı ti’ ye değil ciddi’ ye aldığımdandır bu yazdıklarım…

 

Gerçek olan şudur ki özel ya da tüzel anlamda hala patinaj çekiyor ve yola devam edemiyorsanız ya hata yapıyorsunuzdur ya da hata yapıyorsunuz?

 

Üstelik her şey tam yerinde ve zamanında gözüküyor olmasına rağmen kuvvetle muhtemel bir yerlerde zihinsel ya da işlevsel anlamda otomasyonu yani işin akarlığını engelleyen bir sistematik hata söz konusudur. Ve bu zaman zaman öyle de ilginç ve hatta küçük bir hatadır ki kendi kendinize bile pes dersiniz bunun nasıl oldu da fark edemediğiniz için.

 

Geçenlerde Marka olmak ve zihin haritası ile ilgili yazmıştım. Ve Marka olmak için var olan tüm kriterlerin dönüp dolaşıp:

• Farklılık
• Güvenilirlik
• Devamlılık

gibi üç ana maddede yoğunlaştığını ve bunları gerçekleştirmek için de öncelikle zihnimizde konuyu haritalandırıp projelendirmemiz gerektiğini dile getirmiştim.

 

Diyelim ki;

Zihin haritanızı yaptınız ve projelendirdiniz,

Farklı bir ürün ya da hizmet gündeme getirdiniz,

Ürün ya da faaliyetinizin güvenilirliğini sağladınız,

Ve bu doğrultuda ürün ya da faaliyetinizi sundunuz ve sunmaya da devam ediyorsunuz…

 

Ama hala bir ileri iki geri bırakmam bu yeri, aynı yerde sayıp duruyorsunuz…

Yok..Yok…

Tam anlamı ile patinaj çekiyorsunuz…

Vites değiştiriyorsunuz olmuyor.

Gaza abanıyorsunuz bu sefer balatalar sıyırıyor…lastik yanığı kokuyor ortalık.

Kendiniz sinir olduğunuz, kan ter içinde kaldığınız yetmiyor gibi bir de etrafa yaydığınız koku ve çıkardığınız gürültü de cabası.

Ne yapsanız çıkamıyorsunuz yokuşu…

 

Hadi bıraktık diğer sektörlerdeki birey ya da kurumları aynı sektörde faaliyette bulunduğunuz emsal ya da rakipler almış başını gidiyor…

Haydaaa diyorsunuz…

Bu zamanlarda kafanızdaki on sorudan dokuzu Neden? ile başlıyor.

Üstelik o kadar da eminsiniz ki kendinizden bir türlü anlamıyorsunuz neden siz yaya onlar aya…

 

Böyle durumlarda genelde hep şey deriz:

 

‘’ Yanlış zamanda yanlış yerde yanlış yerde yanlış insanlarla karşılaştım. Şanssızlık işte ‘’

Bu kendi kendini kandırmanın en güzel örneğidir kusura bakmayın.

Hadi gerçekten yanlış yer, zaman ve insan diyelim; hepimizin yaşam kesitlerinde bunun örnekleri nicedir ama peki karar verirken kimse gırtlağınıza yapışıp ta zorladı mı sizi?

Cevap alayım…

Zorlamadı değil mi?

İşte bu kadar…

Demek ki konu sadece ‘’Yanlış Ben ‘’ miş ki bence yanlış diye bir şey de yok.

Ben dahi onca yaşanmışlıklar içinde yoğrulmasa idim şu anda bu kelimeler süzülmüyor olurdu parmaklarımdan…

 

Neyse uzatmamayım…

Yola devam edemiyorsak:

Öncelikle acil bir on bin bakım gerekiyor demektir.

On bin bakım yaptınız, ürününüzü ya da faaliyetinizi baştan sonra irdelediniz ve belki de ufak tefek motifikasyonlar yaptınız ama hala sizin taka taklıyor…

O zaman ben diyorum ki:

Bütün bunların ötesinde bir-iki hayati hata yapıyorsunuz…

 

Ürün ya da faaliyetinizi tanıtım ve işbirlikleri hususunda gerekli olanları yerine getirmiyor ya da getiremiyorsanız aynen bir puzzle gibi ne yapsanız etseniz resimi tamamlayamazsınız.

 

Ürün ya da faaliyetiniz ne kadar emsalsiz ya da ne kadar güvenilir olursa olsun onu gerektiği gibi tanıtmadığınız sürece isterse trilyonluk bir ürün ya da faaliyet olsun sadece ve sadece siz  bakar durursunuz ona.

 

Muhteşem ve leziz bir yemek yaptınız diyelim. Eğer bu konuda bir tanıtım yapmaz kokusunu duyurmaz iseniz kimse gelip te mutfağınızda keşfetmeyecektir onu.

 

Tanıtım ve reklamın yanı sıra ürün ve faaliyetlerinizle ilgili olası işbirlikleri de devamlılık, genişleme ve büyüme, satış ve karlılık için olmazsa olmazlardır.

 

Dolayısı ile:

 

Günümüzün ekonomik koşulları her ne kadar bize tersini söylüyor olsa da ürün ya da faaliyetlerimizle ilgili reklam ve tanıtım maliyetlerimizi küçümsemekten ya da minimize etmekten vazgeçip bunun olmazsa olmazlığını kabul edip bir an evvel olası tanıtım ve reklam alternatiflerini gözden geçirip bizim için en uygun olanlarını değerlendirmeli,

 

Ürün ya da faaliyetimizin gerek tanıtım ve gerekse mevcut ya da yeni sahalarda pazarlama ve satışı için olası işbirliklerine daha sıcak bakıp kolektif enerji ve kazanç öngören paylaşımlara dair çalışmalar yapmalı ve en azından denemeliyiz.

 

Hayallerimizin bile ne yazık ki maddi değerlerle ölçüldüğü günümüzde birçok şeyi tek başına yaşamak ve başarmak gibi bir alternatifimiz de kalmadı ve aslında birlikte yaşanan, emek verilen ve başarılan şeylerin de tadına doyum olmuyor…

 

Klasik olsa da yazımı pek sevdiğim bir söylem ile bitirmek istiyorum.

 

Birlikten güç doğar…

 

Saygı ve Sevgilerimle

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır







MeZUN calling 

card






Aradur.com | Arama motoru oyun komedi sohbet
Ticaretiniz.com Add Me! Türkçe İçerikli Web 

Siteleri AramaniA=Arama Motorunuz Webmasterim.Com



free counter