Özel Arama

Çarşamba, Eylül 12, 2007 · Kategori: Kariyer Gelisim

Ben de MARKA olmak istiyorum…
Günümüzün tabirleri ile küreselleşen ve globalleşen; hemen hemen herkesin birçok şeyi yaparım dediği ve hatta şöyle ya da böyle yaptığı koşullarda MARKA olma arzusu hala günceliğini koruyan bir olgu…

Peki nedir MARKA olmak?
Bu konuda araştırma yapıldığında aslında o kadar çok tanım geliyor ki gündeme sırf bunları okumak ve netliğe ulaşmak; marka olmanın gerçekliğini ve gerekliliğini kavrayabilmek bile zaman isteyen bir konu.

Yaşantımızdaki birçok olgu gibi MARKA kavramı da bireysel, toplumsal ve özellikle alakalı olduğu sektörel anlamda göreceli lakin birkaç sabit tanımı burada sunacağım:

The Dictionary of Business and Management markayı; bir ürün ya da hizmeti rakiplerinden ayrıştırmaya yarayan bir isim, bir işaret veya sembol olarak tanımlar.

Reklam dünyasının ünlü isimlerinden Walter Landor; ‘’Marka bir vaattir. Bir hizmet ya da ürünün bir kalite ya da tatmin sağlayabilmesi için yapılmış kimlik ve özgünlük kazandırma çalışmasıdır.’’ der.

David Aaker ‘’ Building Strong Brands’’ adlı kitabında markayı bir zihin kutusu olarak tanımlar ve marka denkliğini, ‘’ Tüketicilerin marka ismi ya da logosuyla ilişkilendirdiği ve değeri ürün ya da hizmet tarafından sağlanmış duygu bütünlüğü’’ olarak tanımlamıştır. Bu önemli bir noktadır. Çünkü bir marka her zaman olumlu hisler uyandırmayabilir.

Zihin kutusu tanımından yola çıkılarak şiirsel bir tanım da yapılabilir:
‘’ Bir marka tüketicinin zihninin köşesinde yer alan dünyanın en değerli gayrimenkulüdür.’’

Marka kelimesinin İngilizcesi ‘’ Brand ’’, Oxford American Sözlüğü’ nde şöyle tarif edilir:
"Kimlik belirlemek amacıyla sıcak bir demir ile yapılan işaret ve bu amaçla kullanılan demir..."

Son dönemlerde dünyanın en hızlı gelişen markalarından biri olan kitap şirketi Amazon.com"un kurucusu Jeff Bezos ise markayı şöyle tanımlıyor:

“İnsanların siz odada yokken sizin hakkınızda söyledikleri seyler..."

Marka, maddi ve maddi olmayan özelliklerin bir karışımıdır.

Maddi özellikler ürün ve ambalajdır; maddi olmayan özellikler ise marka ismi, logo, ambalaj tasarımı, iletişim ve bunların yarattığı intibadır.

Tüm tanımlamaları bir şekilde sindirdiğimizde aslında dikkat edersek görünen şudur ki; kişisel ya da ticari anlamda gerek ürün ve gerekse sunulan hizmet açısından MARKA bireysel ya da toplumsal olarak nasıl algılandığımız ile alakalıdır.

Bir şekilde MARKA olmak nedir anladık diyelim peki neden bunu isteriz ya da bu anlamda neler yapmak gerekir biliyor muyuz?

Asıl itibari ile gerek kişisel ve gerekse ticari ya da işletmesel olarak MARKA olmak isteği maddi ve manevi; fark yaratma arzusundan tutun kişisel veya kurumsal birtakım hedef ve beklentilere kadar epey uzun bir liste içeren sebeplere dayanmaktadır.

Markalaşma uzun ve meşakkatli  bir süreçtir. Sadece bir ürün ya da hizmete bir isim verip gerekli resmi ve yasal işlemleri yapıp ortaya çıkmak değildir. Bu şekilde gündeme gelen ve çıkış yapan birçok markanın da zaman içinde çıkış hızı ile aynı hızda ve hatta daha da sert bir inişle piyasa içinde eriyip gittiği de görülmektedir istisnalar kaideyi bozmamak kaydı ile…

Marka olma hususunda günümüzde belirlenmiş planlar, projeler ve stratejiler söz konusudur. Tüm bunlarda sabitlenmiş bazı temel kurallar vardır:

Örnek vermek gerekir ise:
• Markanın, müşterilere hitap eden, cazip ve uygun bir farklılığı olmalı.
• Tüketiciyi, onun ihtiyaçlarını ve isteklerini anlamalı ve marka bunları karşılamalı.
• Markayı yeni faaliyet alanlarına esneyebilmeli.
• Markanın değeri anlaşılabilmeli.
• Markaya, iyi koşullarda da, zor koşullarda da yatırım yapılmalı.
• Sürekli olarak markanın cazibesinin geliştirilmesine çalışılmalı.
• Rakipler iyi izlenmeli ancak, markanın strateji ve hedefleri belirlenip; bunların üstüne yoğunlaşılmalı.
• Markanın çok net belirlenmiş tüketici vaadi, konumlandırma ve değerleri olmalı ve marka ile ilgili çalışan herkes - grafik tasarımcılar, reklam ajansları, kurum içi çalışanlar - bunu iyi anlamalı.
• Marka portföyü periyodik olarak gözden geçirilmeli.
• Marka yasaların izin verdiği tescil, patent vb araçlarla korunmalı.

Bu maddeler çoğaltılabilir. Detaylandırılabilir ve hatta yazılı ve görsel olarak çözümsel projeler de hazırlanabilir. Bütün bunlar bu uzun ve emek sarf edilmesi gereken sürecin olmazsa olmazlarıdır.

Lakin…

Marka olmanın en temel özellikleri:
• Farklılık
• Güvenilirlik
• Devamlılık

Bütün bunların yanı sıra kişisel gelişimimizde son yıllarda gündeme gelen Zihin Haritası tekniğini de ( Mind Map ) kullanarak Markalaşma hususunda çözümlere ulaşabilmek de mümkündür.
Beyni geliştirme gurusu, "Zihin Haritası"nın yaratıcısı Tony Buzan: "En basit elektronik aletin bile 30 sayfalık kullanma kılavuzu var. Ama trilyonlarca kat daha karmaşık olan beynin nasıl kullanılacağını gösteren bir şey yok" diyor.

Peki "akıl haritası" nedir?

Bu haritalar beyin için üretilen İsviçre çakılarına benzetiliyor. Yani her yerde işe yarayan bir "düşünme edavatı"...
Bu harita beynin sağ ve sol yarısının düşünme yeteneklerini birleştiriyor ve hafıza ve düşünme yeteneğinizi geliştiriyor.

Dünyada 250 milyondan fazla insan akıl haritalarını kullanıyor. Bu haritalar Fortune dergisinin ilk 500 listesine giren Sun Microsystems, Boeing, Barclays Bank ve British Petroleum, Silicon Graphics gibi dev şirketler, okullar ve hatta sporcular tarafından kullanılıyor. Hatta Boeing firması kullandığı mühendislik el kitabını 7.5 metre uzunluğunda bir akıl haritasına çevirerek 100 mühendisinin eğitim süresini yıllardan haftalara indirdi. Ve sonuçta tam 11 milyon dolar tasarruf etti.

Akıl ya da diğer bir deyişle Zihin Haritası kelimeleri ve düşünceleri birbirine bağlamak ve bunları anahtar kelime veya düşünce etrafında toplamak için kullanılan bir diyagramdır. Düşünceleri oluşturmak, görselleştirmek, tasarlamak ve sınıflandırmak ile birlikte, eğitim, organizasyon ve birçok alanda problem çözmek, karar almak ve projeler hazırlamak süreçlerinde kullanılmaktadır.
Bilgiler arasındaki anlamsal ya da diğer bağlantıları gösteren ortası resimli bir diyagramdır. Genellikle diyagramlar, resimler, sözcükler ve çizgiler içerir.

Zihin haritalama, temel bir düşünce ve düşünceye bağlı fikirleri detaylandırarak, ilişkiler kurma yöntemidir ve diğer yöntemlere göre daha kolay çalışma olanağı sağlar. Tüm bunlar, kişiye özel anahtar kelimeler ve simgeler kullanılarak gerçekleştirilir. Uzun, uzun cümleler yerine, en fazla üç kelimeden oluşan anahtar kelimeler kullanılır. Ardından, oklar, dallar ve bağlayıcılar aracılığı ile fikirler birleştirilir. Fikirler, bellekteki gibi birbirine bağlanarak, yeni bilgilerin anlaşılması ve hatırlanması sağlanır.


 
Şimdi uygulamanın nasıl yapılacağından söz edelim.
Öncelikle, boş beyaz bir A4 yada A3 kağıdı ve birkaç renkli kalem ile hayal gücünüzü yanınıza alın. Ardından üzerinde çalışma yapmak istediğiniz bir konuyu belirleyerek, aşağıdaki uygulamaları gerçekleştirin.

1. Ana konu merkeze yerleştirin
Belirlemiş olduğunuz konu başlığını, kağıdınızın merkezine KALIN BÜYÜK HARFLER ile yazın. Yanına o konuyu çağrıştıracak bir resim ya da simge çizin. Hayal gücünüzü kullanın!

2. Temel başlıkları, merkez etrafındaki kollara büyük harflerle yazarak yerleştirin
Ana konuyu destekleyecek temel alt başlıkları, merkezden çıkan kalın dallara yazın. Gerekli gördüğünüz başlıkların yanına, o başlığı en güzel şekilde ifade edecek sembolü, resmi, şekli vb. çizin. Ancak, dalları çizerken, merkezde bulunan ana konu başlığı etrafında, eşit açılarda olmasına özen gösterin. Bunun daha sonraki aşamalarda işinize çok yarayacağını söyleyebilirim. Yine dalların çiziminde farklı renkleri kullanmaya dikkat edin.

3. Daha sonra kolları alt başlıklar kullanarak detaylandırın
Temel Başlıklar, ince dallar yardımıyla detaylandırılır. İnce dallara, temel başlıkları destekleyici alt başlıklar yazılır. Sembol ya da şekillerle görselleştirilir.
Sembollerle destekleme yaklaşımı, sağ beyin için önem taşımaktadır. Ben, değişimi tanımlarken peynir, müşterileri tanımlarken papatya resmi kullanıyorum. Zihin haritanızı hazırlarken siz de, en çok kullanacağınızı düşündüğünüz (kendinize özgü) her anahtar kelime için bir sembol (şekil, resim vb.) belirleyebilirsiniz.

4. Haritanızın tümünü inceleyerek alt başlıkları birbirleriyle ilişkilendirin
Çalışma yaptığınız kağıt üzerindeki tüm temel ve alt başlıkları gözden geçirin. Birbirleriyle ilişkili olanları tespit ederek, farklı renkte bir kalemle ilişkilendirin. Beyninizin, sizden bağımsız yaptığı iş de, bundan farklı değildir. Bu yöntemi kullanarak, beyninize yol gösterebilirsiniz. Bu bağlantılar, yeni bilgilerin anlaşılmasında ya da planların yapılandırılmasında önemli görevler üstlenirler.
 
Başlangıçta ne kadar karışık görünürse görünsün bir başladığınızda gerisi çorap söküğü gibi gelecek olan bu tip zihin haritası çalışmaları netice itibari ile konu ne olursa olsun özellikle zaman açısından kesinlikle kazanç sağlayıcı yöntemlerdir.

Görsel olarak birkaç örneğini sunduğum zihin haritalarının örneklerini araştırmalar neticesinde bulabilirsiniz fakat ben size yukarıda ilettiğim yöntem ile başlayarak ortaya Marka’ nızın ismini ya da logosunu koyarak doğaçlama markanıza dair zihin haritanızı yapmanızı tavsiye ederim.

Kolaylıklar ve başarılar dilerim.
Saygılarımla

Kaynak:
markademi.com - markasehir.com - milliyet.com.tr - wikipedia.org - motivasyon.org - elmer.com - aktifegitim.com - mymindmap.net -
george-spencer.notts.sch.uk - ca-global
.biz

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Perşembe, Mart 29, 2007 · Kategori: Kariyer Gelisim

Mutluluk ve Başan Anahtarımız

1.İş dünyasındaki tüm başarısızlıkların %66 ile %90`ının, aslında insan ilişkilerindeki başarısızlıklar olduğu kanıtlanmış bir gerçektir.

2.Çekingenlik, ürkeklik ve kendine güvensizlik gibi, kişilik sorunları aslında insan ilişkilerindeki sorunlardan kaynaklanır.

3.İnsanlarla güven dolu ilişkiler kurmayı öğrenmekle kendi başarı ve mutsuzluğumuzun kendiliğinden arttığını görebilirsiniz.

4.İnsan ilişkilerinde temel prensipleri öğrenirseniz, hilelere başvurma gereksiniminiz kalmaz.

İnsanları etkilemenin Temel sırrını nasıl kullanabilirsiniz?

1. Hepimiz egoistiz.

2. Hepimiz dünyadaki her şeyden çok kendimizle ilgiliyiz.

3. Karşılaştığımız her insan kendisini önemli hissetmek ve işe yaradığını duyumsamak ister.

4. Her insanın içinde onaylama arzusu vardır.

5. Açlık çeken ego vasat bir egodur.

6. Karşımızdaki insanı özsaygı açlığını tatmin ederseniz, daha dost ve sevimli olacaktır.

7. Özsaygı anlamında kendinizi sevmedikçe diğer insanlara karşı dostça duygular beslemeniz mümkün değildir.

8. Özsaygının azlığı, sürtüşme sorun demektir.

9.Karşımızdakiniıı kendisini daha çok sevmesini sağlarsınız onu daha geçimli bir insan yaparsınız...

10.İnsanlar büyük ölçüde kendi egolarını arttırmak için hareket eder veya etmezler.

Gizli Hesabınızdan Nasıl Yaralanabilirsiniz?

1. Kendini önemli hissetme açlığını doyurmada cimri olmalıyız.

2.Bir randevuya zamanında gitmek gibi “ufak nezaketleri” hafife almayınız. Bu ufak şeylere dayanarak diğer kimsenin önemini belirtmiş oluruz. Ne yazıktır ki; genelde yabancılara, yakınlarımıza davrandığımızdan daha nazik davranırız. Aile bireylerinize arkadaşlarınıza da yabancılara gösterdiğiniz nezaketi göstermeye çalışın.

3.Kendimize diğer insanların gerçekten önemli olduğunu hatırlatırsanız bu tutumunuz karşınızdaki kişi tarafından algılanacaktır.

4.Bugünden başlayarak diğer insanları daha çok farketmeye başlayın. Bir adama veya bir çocuğa daha fazla dikkat ederseniz onun kendisini daha önemli hissetmesini sağlamış olursunuz.

5.İnsanlara büyüklük taslamayın veya diğer insanların kendilerine küçülmüş hissetmelerine yol açarak kendi kişisel önem duygunuzu arttırmaya çalışmayın.

Başkalarının Davranış ve Tutumunu Nasıl Denetleyebilirsiniz ?

1.Farkında olsanız da olmasanız da, kendi davranış ve tutumlarınızla başkalarının davranış ve tutumlarını kontrol etmektesiniz.

2.Kendi tutumlarınız, karşınızdakinden size, neredeyse bir aynanın önünde duruyormuşsunuz gibi geri yansıtılmaktadı r.

3.Düşmanca davranır veya düşmanca duygular beslerseniz diğer insan da bu düşmanlığı size yansıtır. Ona bağırırsanız o da size bağırmaya adeta mecbur kalır Sakin ve duygusallıktan uzak hareket ederseniz onun öfkesini daha ortaya çıkarmadan söndürmüş olursunuz.

4. Heyecanlı davranırsanız, diğer insanın heyecanını da körüklemiş olursunuz.

5.Kendinize güvenerek hareket ederseniz, diğer insanda size güvenecektir.

6.Bugünden başlayarak, coşkuyla davranma yolunda belirgin çaba harcayın. Frank Bettger'den ipucu alın ve şevk duyuyormuş gibi davranın ve kısa zamanda şevk duyacaksınız.

7.Şu andan itibaren, kendine güven duyan bir tutum içine girmek için çaba sarf etmeye başlayın. Onları ifade etmekten korkar gibi kelimelerinizi ağzınızda gevelemeyin. Sesinizi çıkarın. Duruşunuza dikkat edin. Eğik bir duruş yaşamın yükünü taşıyamayacak kadar ağır bulduğunuzu ifade eder. Öne eğilmiş bir kafa, hayatın sizi yenilgiye uğrattığı anlamına gelir. Başınızı dik tutun. Omuzlarınızı kaldırın. Emin adımlarla önemli bir yere gidiyormuş gibi yürüyün.

Başkaları Üzerinde İlk Olumlu İzlenimi Nasıl Bırakabilirsiniz?

1. Başka insanlarla ilişkilerimizde onlarla bir görüşmeye başladığınızda, bütün müzik parçasının anahtar noktasını çalan siz olmaktasınız.

2. Resmi bir notayla başlarsanız, görüşme de resmi geçer. Arkadaşça bir notayla başlarsanız toplantı ahbapla geçer.

3. Birisiyle ilk karşılaşmanızda, verdiğiniz izlenim büyük olasılıkla size yaşam boyu nasıl bir gözle bakacağını belirleyen anahtar nota olacaktır

4.Diğer insanlar sizi kendi değerlendirmenize bakarak kabullenme eğilimindedir. Bir hiç olduğunuzu düşünürseniz muhtemelen diğer insanlara da sizi küçümsemelerini söylemektesiniz.

5. Diğer insanı olumlu yönde etkilemek için keşfedilmiş en iyi yöntemlerden bir tanesi bir etki bırakmak için çok fazla çaba harcamamak, bunun yerine onun sizin üzerinizde iyi bir izlenim bırakmakta olduğunu anlamasını sağlamak.

6.İnsanlar sizi kendi hakkınızdaki düşüncelerine bakarak yargılamakla kalmaz, aynı zamanda diğer konulardaki düşüncelerinize de önem verirler: işiniz, çalıştığınız şirket. ..

7.Olumsuz yargılar olumsuz atmosfer oluşturur. Eleştirel olmayın. Kinci olmayın.

8.Bir şey isterken izlediğiniz yöntem kendi başına diğer kişinin yanıtı için sahneyi belirler veya anahtar veya anahtar notayı çalar.

İnsanları Cezbetmede İşe Yarayan Üç Büyük Sır

1. Dikkat çekici kişiliğin gerçek sırrı, diğer insanlara açlığını duydukları besini sunmaktır:

-Kabul: İnsanları oldukları gibi kabul edin. Kendileri olmalarına izin verin. Hiç kimsenin sizin kendisini beğenmeniz için kusurcu olmasında ısrarcı olmayın. Ahlaki bir deli gömleği giyerek sizin kabulünüzü görmeleri için diğerlerinin de aynı şeyi yapmasını beklemeyin.

-Onay: Diğer insanın onaylayacağınız bir yönünü arayın. Bu küçük veya önemsiz bir şey olabilir. Ancak diğer kişi bu hususu onayladığınızı bilsin, böylelikle gerçekten onaylayacağınız yönler ortaya çıkacaktır.

-Değer bilme: Değer bilme, değerini arttırma demektir. Değerini bilememenin yani değerini düşürmemenin tesiridir. Diğer insanların kendine değer verdiğinizi bilmelerini sağlayın. Karşınızdaki sizin için önemliymiş gibi davranın.

Karşınızdakinin Hemen Dostça Duygular Beslemesini Sağlamak

1. İnsan ilişkileri her iki tarafında ilk hareketi yapmaktan korkması yüzünden çıkmaza girer.

2.Karşınızdakinden işaret beklemeyin. Onun dostça bir tanıtım içinde olacağını varsayarak hareket edin.

3.Diğer insanın sergilemesini istediğiniz tutumu gösterdiğini varsayın. Onun sizi beğenmesini bekler şekilde davranın.

4.Karşınızdakini dostça olacağı konusunda riske girin.

5.Hevesli kunduz olmayın. Fazla istekli olmayın. Diğer insana kendinizi beğendirebilmek için kendinizi paralamayın.

6.Sadece sakin olun ve diğer insanların sizi beğenmelerini doğal karşılayın.

7.Diğer insanı ısındırmak için tebessümünüzün sihrini kullanın.

Etkili Konuşma Tekniklerinin Başarıdaki Payı

1.Hem başarı hem mutluluk büyük ölçüde kendimizi ifade etme yeteneğimize bağlıdır.

2.Basit sorular sorarak veya bariz gözlemlerde bulunarak ısınma tekniğini kullanma yöntemiyle işe başlayın.

3.İyi bir sohbetçi olmak için kusursuz olmaya çalışmayı bir kenara bırakın, sıkıcı olmaktan korkmayın.

4. Başkalarıyla ilginç konuşmalar yapmak için sorular sorun.

5.Karşınızdakini kendisi hakkında konuşmaya teşvik edin. Onun ilgi alanı üzerinde konuşun.

6. Ben de” tekniğini kullanarak konuşmacı ve ilgi alanları konusunda kendi özelliklerinizi belirtin.

7.Ancak karşınızdaki kişi tarafından davet edildiğinde kendinizden söz edin.

8. “Mutlu ifade” kullanın. Efkarlarınızı kendinizden saklayın.

9.Şaka yapmacı, takılmacı ve alaycı olmayı bırakın.

Bakış Açınızı Başkalarının Hemen Anlamasını Sağlama

1.Kendi görüşünü ifade etmesine olanak sağlayın. Yanıtlamadan önce duralayın.

2. Yüzde yüz yenmek konusunda ısrarcı olmayın.

3. Kendi görüşünüzü doğru ve ılımlı ifade edin.

4.Üçüncü şahıslar aracılığıyla konuşmayın.

5.Karşnızdakinin “onurunu kurtarmasına” olanak tanıyın.

Yüzde Yüz İşbirliğiyle Beyin Gücünüzü Arttırmak

1.Diğer insanların size yardım edip harekete geçmelerini istiyorsanız, onların hem bilek gücünü hem de fikirlerini istemelisiniz.

2.Karşınızdakinin sizin sorununuzun onun da sorunu olduğunu anlamasını sağlayın.

3.Çoğulcu yönetim prensibini kullanırken, takımdaki her oyuncuya takım nasıl çalışması gerektiği konusunda söz hakkı verin.

4.Birinin size bir lütufta bulunmasını istediğinizde onu takımınızın bir bireyi haline getirin.

5.Kendi beyin takımınızı kurun ve diğer insanların fikir, tavsiye örneklerinden yararlanın.

6.Tavsiye istediğinizde gerçekten tavsiye istediğinizden emin olun.

İnsanları İncitmeden Eleştirmek

1.Eleştiri mutlaka gizlilik içinde yapılmalı.

2.Eleştiriye nazik bir söz veya komplimandan sonra başlayın.

3.Eleştiriyi kişisel olmaktan uzak tutun.

4.Yanıt almayı sağlayın.

5.İşbirliği emretmeyin, işbirliği talep edin.

6. Bir suça bir eleştiri.

7. Kapanışı dostça yapın.


Yazar : Les GİBLİN

Yayınevi : Sistem Yayıncılık

Baskı : İstanbul / 1995 / 212 shf

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!







MeZUN calling 

card






Aradur.com | Arama motoru oyun komedi sohbet
Ticaretiniz.com Add Me! Türkçe İçerikli Web 

Siteleri AramaniA=Arama Motorunuz Webmasterim.Com



free counter